Ara
  • Hasan Ardic

AVM'lerde Çalışma Düzeni (CoVid-19 ile de çok ilgili)

AVM’lerin Çalışma Düzeni

Aşağıda yazdıklarımın hiçbiri tabii ki sır değil...


Hepsi bilinen şeyler...


Sonuçta, AVM: Alış Veriş Merkezinin kısaltılmış hâli.


Alış


Veriş


Merkezi


Bu kadar basit, bu kadar yalın…


Ama nedense toplumda AVM, hele bu sıralar, başlı başına bir konu…


Uzun sayılabilecek yıllar boyunca yönettiğim için midir, işim gereği dünyadaki birçok önemli

kabul edilen AVM’yi sıkça gördüğüm için midir, nedendir bilinmez; AVM’ler bana hep çok basit gelir.


Bu asla bir küçümseme değil elbette…


Ama komplike olmayan bir yapıdır ve toplumda zaman zaman bu kadar da, hani hedef demeyelim de, abartarak konu edilecek bir yapı değildir.


Sadece ülkem için değil, bütün dünya metropollerinde geçerli olmak üzere, ne olursa olsun, o an, derhal AVM’ler hemen akla gelenlerin ilk sıralarında, başta yer alır.


Örnek mi?


Onlarca var…


Şehirde bombalı saldırı olur, “ Aman AVM’lere gitmeyin! “


Terör ihbarı olur, ya da söylentisi yayılır, “ Aman AVM’lere gitmeyin! “


Salgın hastalık olur, “ Aman AVM’lere gitmeyin! “


Ya da her ne olursa olsun, “ AVM’lere gitmeyin! “ uyarısı, tembihi yapılır.


Artık yapana kalmış. Ebeveyn ise tembih, devlet ya da STK ise uyarı…


Hayatın olağan akışı içinde AVM’lere bir bakış açısı budur, aynı bu günlerde olduğu gibi.

Diğer bir bakış açısı da AVM tarafından bakıldığında olanıdır. Onlar da davet ederler insanları. AVM’lere gelsinler diye.


İlki bedavadır, ikincisi üstelik para harcanarak yapılır.


Yani “Gitme!” demek bedava, “Gel!” demek maliyetli…


İktisadi anlamda bence bedava olanın kıymeti yok gibidir, neredeyse yok gibidir. Bir şeyi bedava verirsiniz, bir kıymeti olabilir, ama bedeli karşılığında verirseniz ki esasen bu bir verme değil bir almadır; işte onun kıymeti; olabilir değil, vardır.


Bu bakımdan AVM’lere gitme-gitmeme kararı kişinin kendisine ait, bireysel bir karardır.


Öyle, “ AVM’lere gitmeyin, bize de fazladan sorun çıkarmayın.” gibisinden bir söylem çağımızda, hele Y kuşağına ne derece anlamlı (!) gelir bilemem.


Örneğin; sigara sağlığa zararlıdır.


Tamam…


Ne yapıyoruz; sigara üretimini durdurup, men edip tütün içimini engelliyor muyuz? Yoksa bunu kişisel bir tercih olarak kabul ederek koşullarını düzenliyor muyuz?


İşte bu yazımda, mümkün olduğunca AVM’lerin çalışma düzenini anlatmaya gayret edeceğim. Yani yukarıdaki sigara örneğindeki koşulların düzenlenmesini anlatacağım.


Çalışma düzeni…


Ülkemde, dünyamızda veya dünyada, ülkemde AVM’ler; oldukça eski sayılabilecek dönemlerden günümüze, daima gelişerek gelmiş; ticaretin, kültürün, eğlencenin, yeme-içmenin, sosyalleşmenin bir arada, adeta komprime bir şekilde sunulduğu yerler olmuştur.


Son yüzyılda XX.ci yüzyıl ortalarından itibaren AVM’ler, özellikle büyük kentlerde daha fazla tercih edilen, hâttâ talep gören, gereksinim duyulan yapılar haline gelmişlerdir.


Nedeni de gayet basittir, bildiğiniz gibi…


Büyük kent karmaşasında çalışan ebeveyn, okuyan çocuklar, trafikte geçen zaman, ulaşım ya da araç park sorunu gibi metropol olgularına karşı en pratik yol, aslında AVM’lere gitmektir…


Ailece hep birlikte değişik giyim, ayakkabı, saat, aksesuar, berber, sinema-tiyatro, çocuk oyun parkı, yeme-içme ki ister fast food olsun, ister fine dining her zevke, her bütçeye uygun, bir çok gereksinimi tek bir çatı altında, temiz, güvenlikli bir ortamda, iklimlendirmesi yapılmış vaziyette sunan yapılar AVM’lerdir. Aracınızı genellikle ücretsiz park edersiniz, isterseniz yıkatırsınız, elektrikli olanları şarj da edebilirsiniz.


Aslında herkes gayet tabii olarak biliyor; AVM nedir, neden vardır, neden gidilir, ne yapılır…


Benim zaman zaman anlamakta hakikaten zorlandığım; neden gidildiği değil de neden gidilmemelidir konusudur.


İşte AVM çalışma düzeninde bunu da dikkate alarak aşağıdakilere yer verdim.


Öncelikle AVM’ler, sokaktaki her yerden kat be kat temiz, hijyene ciddi önem verilen yerlerdir.


Bunu bir kere baştan kabul edelim, haksızlık da etmeyelim…


Genelde olmaması gerekse de sokaklarda, maalesef yerlerde sigara izmaritleri, toz, çöp bile olabilir, ki oluyor da zaten…


Ama siz hiç herhangi bir AVM’nin koridorlarında çöp, izmarit, şişe, vs gibi atık görebilir misiniz?


Hayır göremezsiniz, çünkü yoktur, olmamalıdır, olamaz!


AVM’ler, her gün sonunda, kapanış saati itibarıyla ki bu genelde 22:00’dir, temizlik ekiplerince temizlenmeye başlar, bu işler ertesi gün açılış saati olan 10:00’dan önce tamamlanmış, kontrol edilmiş olur.


Temizlik ve hijyeni sağlayan, onanmış temizlik malzemeleri, ilaçlar kullanılır, bunu kullanan temizlik elemanları iş eğitimi almış ekiplerdir.


Genelde bu işler AVM’ ler tarafından ulusal veya uluslararası markalardaki firmalara sözleşmeli olarak verilir. Bunun için de ciddi bedeller ödenir.


Şimdi soru şu; bu bedeli ödeyen AVM yönetimi, yapılan temizliğin, hijyen koşullarının kontrolünü yapmaz mı?


Yapar tabii ki. Hem de öyle bir yapar ki, bazen şimdi yer adı yazmayalım, birçok yerden de temiz olur AVM’ler…


Bu temizlik ve hijyen; genel kullanım yerlerinde ve daha fazlasıyla da tuvaletlerde, bebek odalarında özellikle takip edilir. Bu uygulama ve kontrol, diğerlerinde olduğu gibi belgelenir.


Teknik ayrıntıya girmeyelim, ama şunu da belirtelim; AVM’lerde m2’ye göre temizlik elemanı sayısı, amir sayısı, müdür sayısı, bunların vardiyaları, iş güvenliği önlemleri, özellikle gece çalışanların yemekleri (Kalori vb hususlar), ulaşımları hep önceden plânlanan, sözleşmelere bağlanmış olan, teminat altına alınmış bir temizlik alt yapısı vardır.


Hepsinde var mıdır?


Evet büyük çoğunlukta vardır.


Olmayanı, ya da daha üstün körü olanı var mıdır?


Tabii, az da olsa öylesi de vardır.


Neden olmasın…


İşte gidilecek AVM’yi seçmek bu bakımdan kişisel karardır, sizin kararınız olmalıdır. Çünkü ticaret ve rekabet serbesttir.


Aman şundan emin olun denetleme mekanizması çalışmaktadır. Belki koşullarının yeniden revize edilmesi yararlı olabilir, ki bu da başka yazıma konu olacak…


Güvenlik konusu da temizlik konusuna benzer koşullarda bir düzenleme iş akışıdır.


AVM güvenliği, yanlış hatırlamıyorsam 2004 yılında yayınlanan 5188 sayılı yasa çerçevesinde özel güvenlik şirketleri tarafından yapılmakta ve devletin ciddi izin ve denetimleri altında çalışmaktadır.


Özel güvenlik şirketlerinin her AVM’de, ne şekilde, hangi sayılarda, hangi koşullarda görev yapacağı, toplam bulundurulması gerekli AVM’ye münhasır eleman, amir, müdür ve koordinatör sayıları, gerek AVM’nin konumuna (lokalizasyon, büyüklük, ziyaretçi sayı ve profili, vs), öncede, yasa çerçevesinde belirlenir, illerde valilik onayı alınır. Bu onay sayı için olduğu kadar kullanılacak cihazlar, üniformalar, kadın/erkek eleman sayıları vb hususlar için gereklidir


X-Ray Cihazları, elektronik güvenlik kapıları, CCTV sistemleri (Kamera otomasyonu) ayrıca kullanımı gerekli ve yasal olarak da zorunlu güvenlik kontrol araçlarıdır, AVM’lerde kullanılmaktadır…


Özel güvenlik şirketleri, tabii işin gerçek sahibi olan AVM yatırımcıları ve/veya AVM işletmecileri kadar işin öneminin bilincindedirler. Zaman zaman gerçek habersiz kontroller yapılır, tutanaklanır ve arşivlenir. Eksiklikler (varsa ki olur) giderilmeye çalışılır.


Bütün bunların yapılması ağır maliyetler karşılığında olur, eğitimler, teçhizat, bunların tamamı yapılmakta ve denetlenmektedir. (Telsiz izni, silah<varsa> kullanımı ruhsatı vb gibi…)

Sadece temizlik ve güvenlik değil, bunların yanı sıra teknik bakım ve yangın vs güvenliği konularını da kısaca ele alarak aşağıdaki hususlara yer vermek gerekecektir.


Yangın önlem plânlaması, yangın tatbikatları, alınması gereken önlemler, vb hususlarda yerel ve il itfaiye müdürlükleriyle, AVM yönetimleri ve AVM’nin çalıştığı özel güvenlik şirketi koordinasyon içindedir.


AVM’nin müşterinin ayak bastığı ve müşterinin giremediği bölümlerinde, nerelere, kaç adet ve hangi kapasitede yangın tüpü konulması gerektiği ve benzer şekilde kaç m yangın hortumu olması gerektiği, yangın ihbar sistemi, duman dedektörleri, tavandan su ile söndürme sistemleri, jeneratör, trafo vb yangına daha yüksek duyarlı alanlarda yangın önlemleri <yanmaz-CO ve CO2 geçirmez elbiseler> önceden belirlenir.


Yangın halinde itfaiyeye nasıl haber verileceği, yangının çıkış planı, niteliğinin anlatılması, itfaiye ulaşıncaya kadar yapılacaklar, her şey önceden bellidir, eğitim ve tatbikatlarla sıkça ama müşteriyi tedirgin etmeden yapılan uygulamalarla yangın güvenliği alınır.


Soru şu; bir çok rezidansta, sitelerde, apartmanlarda bu özen ve kontrol, bu eğitim var mıdır?


Biz inşallah diyelim alışkanlıkla ama olmadığını maalesef biliyoruz.


Teknik bakım konusunda da AVM’lerdeki çalışma düzeni ciddi ve disiplinlidir.


Tüm yürüyen merdivenler, asansörler (İnsan ve yük asansörleri), elektrik alt yapısı, trafolar ve jeneratörlerin bakım ve onarımları AVM’lerdeki teknik ekipler tarafından yapılır ya da dışarıdan teknik hizmet alınır. Sadece asansör bakımları için bile özel ve farklı teknik bakım hizmeti şartı vardır. Denetimi de devlet yapar ve asansörleri güvenlik derecesine göre renkli etiketlendirir.


Konuyu profesyonel düzeyde bilmeyen, yani; işi ve eğitimi bu olmayanlar, eğer bu yazdıklarımı okuduysalar büyük olasılıkla AVM’lerin güvenilir yerler olduklarında bizimle hem fikirdirler.


Ama son derece dürüst, açık ve de net olalım…


Bunların hepsini, her AVM, en üst düzeyde uyguluyor mudur?


Bunu bilemem…


Olması gerekeni yazdım...


AVM yönetirken yaptıklarımın neler olduğunu yazdım…


Bir de şu husus var…


Örneğin temizlik. Fiilen yaptığım sayısız kontrollerde zaman zaman çok şahit olmuşluğum vardır. Bu iş meselâ AVM bünyesinde çok nankör bir iştir. Eleman WC yi temizlemiş çıkarken, elini yıkayanın kağıt havluyla çöp sepetine basket denemesi her zaman sayıyla (!) sonuçlanmıyor tabii…


Ya da örneğin güvenlik. Bugün, dünyada her yerde, nasıl bir güvenlik önlemi alınırsa alınsın maalesef hain terör can alıcı olabiliyor. Güvenlik açısından başarılı olunduğu gibi, olunamadığı da oluyor maalesef. Ama yapılabilecek olanın en iyisini yapmaya çalışmak, en azından caydırıcılık özelliği kazanmak bile bir önlemdir.


Her toplumda, her mekânda, her toplulukta birçok konu farklı da algılanabilir, farklı da uygulanabilir, en azından yöntem-umursamak-doz olarak, ve farklı da sonuçlanabilir.


İşte bu nedenle…


AVM’lere gitmek, ya da gitmemek kişisel bir tercihtir. Seçim kişiye özeldir…


Evet bu AVM’lere gitmeme konusu (!) bir bakıma AVM’lerin kalabalık yerler olmasıyla ortaya çıkmaktadır.


Ama AVM’nin de, AVM ziyaretçisinin de istediği budur…


Örneğin büyük kent AVM’lerinde, daima kalabalık olan AVM’ler ve onların cafe ve restaurantları daha çok tercih edilir…


Herhangi bir şey olunca; corona virüsü CoVid-19 veya terörist bir duyum, ya da deprem olasılığı, gayri ihtiyari hepimizin ebeveyn olarak ağzından çıkan, mutlakaya yakın ölçüde çıkan;


“ Aman evladım, AVM’ye gitme! “ olur.


Herhalde alışkanlık…


Doğru mu?


Bilmiyorum…


Bu yazımı, bu satıra kadar atlamadan okuduysanız; kararı da elbette siz vereceksiniz…


Peki…


Ben aileme ve yakınlarıma “ Bu ara AVM’lere gitmeyin! “ diyor muyum?


Hayır böyle birşey söylemedim AVM yönetirken…



18 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör