Ara
  • Hasan Ardic

Bugünlerde hayata dair...


Tamam…


Kabul…


Hepimiz zor günler yaşamaktayız…


Üstelik bunun ne zaman biteceğini de bilemiyoruz…


Hattâ şimdilik, tahmin bile edemiyoruz…


Bu durum gerçekten çok zor bir yaşam şeklinin ta kendisi…


Yaklaşık bir yıl içinde, her şey mi bu kadar kötü olabilir?


Oldu işte…


***


Sadece bu kadar da değil tabii…


Bir de hayata karşı güvensizlik var, hem de neredeyse paranoya derecesinde…


Kimse, hiç bir şeye inanmıyor…


Bir kuşku, bir inanmamazlık, bir şüphe…


Olacak gibi değil, ama öyle…


Hem de her yerde, her şey için ve herkes için böyle…


ABD’de, Başkanlık seçimleri sonuçlanıyor; kaybeden taraf sonuca inanmıyor, vatandaşın bir kısmı da seçimlerde hile yapılmadığına güvenmiyor. ABD böyle değildi, en azından bu derecede değildi... Beyan ve güven, beyana güven esastı...


Bizde, örneğin Ege'de deprem oluyor ama büyüklüğüne bir türlü inanamıyoruz. Kandilli Rasathanesi depremin büyüklüğünü farklı açıklıyor, AFAD ayrı… ABD ayrı, Yunanistan ayrı sonuçlar veriyor…


TÜİK enflasyon açıklaması yapıyor, ama çarşı-pazar enflasyonu çok farklı çıkıyor; devletin istatistik kurumuna ülkede yaşayan hiç kimse inanmıyor…


Hava raporu veriliyor; örneğin ısı yaklaşık 50 derece, ama asla 43 üzerinde gösterilmiyor ki bu durumda hava durum raporuna da inanan kalmıyor haliyle…


Keza aynı güven dışı durum büyük bir ciddiyetle her gün yayınlanan CoVid-19 hastaları ve kayıpları için de geçerli maalesef…


Şimdilerde de CoVid-19 aşısına karşı farklı kategorilerde güvensizlik var… Aşı olalım mı, olmayalım mı, Çin aşısı mı yoksa Pfizer’in ki mi güvenli vs.,


***


İşte böyle bir durumda insan bildiği, eğitimini aldığı, yıllar boyunca deneyimlediği ve uzmanı olduğunu düşündüğü konularda bile bir şey yazmak istemiyor…


Çünkü yazdıklarımızı okuyan (Sağ olsunlar) çok, dinlemesi gereken kesim için söylüyorum; dinleyen / uygulayan yok… Bu benim için değil aynı yazıları, aynı fikirleri paylaştığımız bir çok ekonomist için de geçerli. Zaten önemli olan da bu...


Ayrıca yazdıklarımız da aynı zaten…


Çünkü ekonomide değişkenlik yok...


Genel anlamda; enflasyon yüksek, faizler düşük, kurlar yüksek, işsizlik yüksek, istihdam hacmi düşük, yatırım yok gibi, ihracat düşük, ithalat yüksek, cari açık esasen yüksek, dış borçlar yüksek, durgunluk var...


Bahsettiğim yazı konularının, içeriklerinin tamamı sadece ekonomi… Yani inançla, siyasetle, iktidarla-muhalefetle vb başka bir şeyle ilgili değil; sadece ekonomi…


Muhtemelen bu ve benzeri nedenlerle olsa gerek, saygın bir çok ekonomistin de yazmayı kısmen daha uzun periyotlara yaydıklarını izliyorum.


Bu arada duruma direnerek, ısrarla ekonomi yazmaya devam eden ekonomistlere de saygı duyuyorum… Ama sayıca az olan bu durum bana ekonomi adına endişe verici geliyor…


***


Özetle her şeye karşı duyulan bu güvensizlik, zaten pandemi ortamındaki bizleri yoruyor, bir anlamda da zaten bozuk olan morallere daha da fazla negatif yük bindiriyor...


Tabii kaybedilen güvenin, hızlıca geri kazanılması olanaklı değil; hayatta böyle bir şey yok!


Güven zaman içinde ağır ağır kazanılan ve kaybedilmesi çok kolay olan bir duygu… Bu; insanlar için de kurumlar için de böyle…


***


Gerçeklere döndüğümüzde, yıl sonuna yaklaştığımız bu dönemde, Aralık 2020 içinde hem 2020 yılını ekonomi açısından özetlemek, hem de şartlar her ne olursa olsun 2021 yılı için ekonomi öngörülerimizi toparlamamız lâzım…


Bunun için tabii ki ben de çalışmalarımı yapıyorum, yakın zamanda Aralık 2020 ikinci yarısında sizlere sunacağım.


***


CoVid-19 salgını hepimizi sarstı, sarsmaktan da öte kırdı-geçirdi. Bu arada global ekonomilerde zaten durgunluk vardı. Tabii ülkelere göre farklı ölçeklerde de olsa durgunluk süregeliyordu. Şimdi o da arttı. Hem de küresel ölçüde, sadece ülkemde değil…


Bütün bu koşullar altında, nihayet bitirmek üzere olduğumuz 2020 yılında “...mış gibi yaşamlar” ve “Yaşam olmaktan çıkan bir hayat tarzı” oluştu. Bunda her ne kadar ve tabii ki 2020 yılının bir suçu olmasa da bütün bunları yaşadığımız hayat ve zaman dilimi 2020 yılı içinde...


Ama işte bu “...mış gibi yaşamak” ve “Yaşam olmaktan çıkan hayat tarzı” tüm dünyada ve kaçınılmaz olarak ülkemde, güven unsurunu tartışılabilir kıldı, yok etti, mahvetti… Artık ülkesine, yönetimine göre dileyen dilediği biçimde derecelendirebilir...


Bir süre daha böyle olacak gibi görünüyor, hiç olmazsa negatif şeyler artmasın...





10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör