Ara
  • Hasan Ardic

CoVid-19 bittikten sonra ...


CoVid-19 bittikten sonra nelerle karşılaşacağız…

Öyle “Pat” diye hemen bitmeyecek bir kere…


Zaten kimse de böyle olmasını beklemiyor, sadece öyle olmasını diliyor...


O kadar…


CoVid-19 denilen salgın, global felâket, hayat denilen tiyatronun iki perde arası molası kadar basit değil maalesef...


Ama benzetme bana göre çok uygun düştü…


Çünkü ikinci perdede çok değişiklikler olacak.


Bu belli…


Birinci perdeyi, Aralık 2019’a kadar oynadık, izledik…


Bitti...


Şimdi ara verdik, fuayeye çıktık…


Az sonra, zil çalacak ve ikinci perde başlayacak.


Hazırlıklı olalım ki ikinci ve son perde keyifli geçsin…


Çünkü adına hayat dediğimiz tiyatro iki perdelik bir oyun…


Hazırlanma gereği, hazırlıklı olmanın önemi ve yararları hakkında web sayfamda (www.perakendedebuhafta.com) arka arkaya birkaç yazı yazdım, beklentileri ve görüşlerimi ortaya koydum.


Okuyanlara teşekkürler, belki bu yazımda bazı hususlar tekrar olacak ama kusura bakmayın. Bu da okumayanlar için bir toparlama, bir özet kabul edilsin lütfen…



Sosyal Hayat:



Tiyatrodaki tüm oyuncular olarak bizlerin birinci perdedeki repliklerimize dönüşümüz çok hızlı olacak…


Bu hızı, biz bile (!) anlamayacağız…


Nasıl mı, örnek mi…


Hemen…


Geçen hafta sonu, sokağa çıkma yasağı ilân edileceğinin açıklanmasıyla beraber görülen iki saatlik manzara; marketlere hücum, sosyal mesafe, maske ve eldiven kullanımı vb hususlardaki davranış biçimimiz yeterli bir örnek olur mu?


Marketlere maskesiz girmek yasaklandığından, marketten çıkan birinden, “Abi 5 dakikalığına maskeni verir misin, markete girip hemen çıkacağım” diyenler olduğu, şaka gibi…


Ama şaka değil…


Bence İstanbul başta olmak üzere, özellikle büyük kentlerde, ama hemen arkasından diğer kentlerde de çok hızlı bir şekilde CoVid-19 öncesi yaşam biçimine dönülecek…



Ulusal Ekonomi:



Bazı sektörler öncelikli olmak üzere, hemen hemen tüm sektörlerde; ticaret, turizm, bankacılık vd… bir talep patlaması olacak.


Ancak bu talep patlaması, CoVid-19 dolayısıyla tarım ve sanayide, turizm ve bankacılıkta biraz ara verilmesi, biraz da çalışma düzeninin elastik olması nedeni ile yeterli arz olmadığından ve de mevcut stoklar, rezervler yeterli olmadığından karşılanamayacak…


Bu etkileşim negatif olacak…


Yani?


Siz gerisini biliyorsunuz…


Ama ben yine de burada yer vereceğim…



Mikroekonomi de başlayan makroekonomide devam eden süreçler:



Aslında gidişat tam tersinden de ele alınabilir, ama ben tüme varıma doğru gitmeyi tercih ettim. Siz isterseniz globalden ulusala doğru da gelebilirsiniz.


Sonuç değişmez…


  • Talep > Arz olunca, stoklar, rezervler de yetersiz ise, cari piyasalarda fiyatlar derhal artmaya başlayacaktır.


  • Reel piyasalarda, satınalma gücü düşük olsa da para, kıymetli bir enstrüman olacaktır...


  • Derhal enflasyon yükselecektir… Birçok meslektaşım bazen, her zaman da öyle olmaz tezini savunuyor olsa da, işsizlik artacak, istihdam hacmi düşecektir…


  • Ulusal ekonomide durum; talep arzdan fazla, stok seviyesi bu talep arz dengesizliğini karşılayacak durumda değil, fiyat artışları hızlanıyor, enflasyon aldı başını gidiyor, zaten var olan istihdam hacminin düşmesi hızlanıyor…


  • Piyasalarda iş insanının da esnafın da almış olduğu kredilerini ödemekte zorlanmaları, ödeyemez durumda olanların her geçen gün artması, iç pazarda mecburi bir durgunluk getirecektir…


  • Zaten enflasyon varken ve yükselirken, bir de durgunluğun olması bizim iktisat öğretisinde, enflasyon baskısı altında durgunluk (Stagflation) dediğimiz ve de benim ekonomide gerçekten en korktuğum durumun olması kaçınılmaz…


  • Dikkat edilirse resesyon değil, stagflasyon demekte ısrarlıyım. Anlaşıldığı üzere nüans var ve önemli…


Bu durumda ne yapılacak? O da makroekonomik bir yaklaşım bütünü olduğundan aşağıda yer alıyor…



Makroekonomik süreçler:



Karamsarlık yok…


Panik hiç yok…


Yani;


Olmamalı…


İktisatta, ekonomik sorunların çözümleri tabii ki var, yeter ki doğru olarak ve zamanında önlemleri alınsın ve uygulansın, tabii bir de bedeli ödensin…



Bu durumda görünen çözümler nedir?


İki seçenek görünüyor…


  • TCMB para basar, bu emisyon hacminin artması, kur baskısı altındaki TL’nin hızla değer kaybetmesi ve sonuçta, hem de kısa vadede TL’nin devalüe edilmesi demektir. Enflasyonu artırıcı, istihdamı düşürücüdür. İç borçlanma faizleri, bankalararası gecelik faizler (Repolar) artacaktır. Bu durumda yatırım beklememek olağandır. Dış piyasalarda, özellikle finansman piyasalarında ülke güvenirliği, dış borçların ödenebilirliğini gösteren kredibilite notları düşürülür.


  • IMF başta olmak üzere uluslararası kredi kuruluşlarından döviz kredisi istenecektir.Swap oranlarına kısıtlama geldiğinden, eğer emisyon hacmini artırıcı önlem alınmayacaksa, para basılmayacaksa, IMF kredisi diğer çözüm seçeneği olarak ortadadır.


Her iki seçenek de çözüm değildir, ancak kısa vadeli, palyatif tabir edilen geçici çözüm olarak kabul etmek lâzım desek de, bu ancak; tozu halının altına süpürmekten başka bir şey değildir.


Bu durumda başka çare var mıdır?


Ben göremiyorum, varsa lütfen çıkın ve açıklayınız…


Yok…


Yok da yok işte…



C ile C arasında gidip gelmek:



Hayat dediğimiz tiyatronun iki perdelik bu oyunun ikinci ve son perdesinde oyuncuların yani hepimizin yaşam tarzında önemli değişiklikler olacak…


  • Yaşam tarzlarımızda değişiklikler olacağını bekliyorum…


  • Alışkanlıklarımızda da değişiklikler olacağını bekliyorum…


  • Hacimlerde de değişiklikler olacak, bunu da bekliyorum…


Bunlar, değişik ve olabilir şeyler; yani iktisadi tarafları olsa da kişiye özel, tailor made denilen hususlar. Yani; kuralı kaidesi ölçülebilir değil…


Bu bakımdan bu öngörüleri karma olarak öngörmeyi tercih ediyorum. Bir çoğumuzun, eğitim, sosyal statü, parasal profil vb gözetmeden yaşam tarzında değişiklikler olacaktır.


Belki tüketim artacak, belki de daha tasarruflu bir yaşam tarzı tercih edilir olacaktır. Bunu bilemeyiz… Ticarette ve sanayide durum arz edenden yana görünüyor, ama sanki hizmet sektöründe talep eden daha avantajlı olacakmış gibi geliyor bana…


Bazı hacimler, özellikle tüketime dayalı olanlar, küçülebilir. Kredi kartı harcamaları azalabilir, aslında tam tersi artabilir de… Bunu para politikası belirleyecektir. Likidite eksikliği giderilebilinirse çözüm kendiliğinden yola girecektir…


Yani sonuçta daha önceki bir yazımda bahsettiğim C ile C arasında gidip geleceğiz, ta ki stabile oluncaya kadar…


Hani hep, önce can, sonra canan denirse de burada önce can sonra cüzdan diyemiyoruz…


Tabii ki CoVid-19’dan kurtulmayı can temsil ediyorsa, ekonomiyi de cüzdanla sembolize edersek; Can ile cüzdan son derece yakın ilişkili, öncelikler arası fark da yarım tık can tarafında…


Dünyada durum:


İnanın farklı olabilir ama, çok da farklı değil aslında…


Bu iş biraz, doğal olarak da, tailor made, ekonomiye özel…


Ülkeden ülkeye, ekonomik yapıdan ekonomik yapıya, CoVid-19 ile mücadeledeki başarıya, toplumların yönetimleriyle olan işbirliğine göre değişir…


Bu noktada daha ağırlıklı olarak konsantre olacağımız husus, komplo teorileri üzerinde düşünmekle zaman kaybetmeden, bir an önce reel hayatın koşullarına odaklanmak olmalıdır…


Yok konu 5G ile ilişkiliymiş, yok bunun kazananı Çin’miş, Kuzey Kore’de hiç rastlanmamış, Çin ABD’ ye gol atmış, Bill Gates bunu bilmem kaç yıl önce söylemiş de…


Hepsi doğru çıkabilir de, hepsi internet uydurması olabilir de…


Hiçbiri örneğin Şubat ayı için geçerli cari açık değeri olan TL 1.23 milyar ABD Doları karşılığını değiştiremez… Benzeri durum bütün ülkelerdeki her türlü olumlu ya da olumsuz ekonomik değerler için geçerlidir…


CoVid-19 her ne nedenle ise olmuştur…


Bütün dünya devletleri bu küresel felâketle karşı karşıya kalmıştır…


Bedeli birçok hayatın kaybedilmesiyle manen ağır biçimde ödenmiştir…


Ekonomi anlamında da karşılaşılacak bedel ödenecektir…


İşte yazılarımda hep söylemeye çalıştığım hazırlanalım, enseyi karartmadan, karamsar olmadan, paniğe vardırmadan, hazırlıklı olalım…



Hayat denen tiyatronun oyuncuları:



Yani?


Yani her birimiz, bizler...


İkinci perde başlıyor…


Lütfen yerlerimize geçelim ve çok çalışalım…


28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör