Ara
  • Hasan Ardic

CoVid-19 veya 2020'den sonra hayat...




Konuda herkes yazdı, konuştu, anlattı…


Bunlar hem doğal, hem de olması gereken…


Güzel…


Karmaşık cümleler kurarak görüş aktarmak yerine, yine sade olmayı ve görüşlerimi en anlaşılabilir şekilde ve sizlerle berabermişcesine gibi ortaya koymayı tercih ediyorum.


Her zaman yapmaya çalıştığım gibi……


Ortada bir CoVid-19 salgın gerçeği var mı?


Var…


Devam ediyor mu?


Evet, devam ediyor. Üstelik mutasyona uğrayarak daha da devam edeceği bilim insanları tarafından söyleniyor.


Dünyanın her yanında, her ülkesinde var…


Bu durumda;


  • Bu salgın ulusal değil, uluslararası. Yani lokal değil global…

  • Dolayısıyla CoVid-19, yeryüzündeki herkesi ilgilendiriyor…

  • Yaygın, bulaşıcı, ölümcül…

  • Henüz tıbbi çözüm bulunamadı…

  • Gezegendeki herkes, virus nedeniyle yaşantısını değiştirmek zorunda kaldı, muhtemelen daha da değiştirecek…

O halde;


Bu yaşam değişikliği gerekli. Belki ilerleyen zamana paralel biraz daha radikal değişimler gerekecek ve bunlar yeni hayat tarzımızın temelini oluşturacak…


Özetle…


Değişim şart ve kaçınılmaz, hâttâ ertelenemez, geciktirilemez bile…


Tabii sadece virus gerekçeli değişimler değil, onunla beraber değişimin gerektiği diğer hususlarda da değişimler olacak, olmalı da…


Nelerdir bunlar?


Birçok şey…


  • Alışveriş alışkanlıkları,

  • Tüketim biçimleri, tüketim hacmi,

  • Evden çalışma, online alışveriş gibi değişiklikler,

  • Yeme-İçme alışkanlıkları,

  • Eğlenme ve kültürel etkinlikleri izleme alışkanlıkları, sistemleri,

  • Seyahat ve tatillerdeki değişiklikler,

  • Buluşmalar, beraberlikler, arkadaşlıklar,

  • Törenler, kutlamalar,

  • Eğitim

  • ve daha birçok, çok şey…


Ben eğitim konusundaki değişiklikleri iki koldan irdelemek istiyorum bu yazımda…


Ama daha önce; belki biraz ironi fakat daha fazla gerçek olan şu hususa dokunmadan geçmeyeceğim.


Bu CoVid-19 salgını hepimize;


Doğudan batıya, kuzeyden güneye kadar dünyanın her noktasında, alışverişin evden de yapılabileceğini gösterdi…


O halde, yaptığımız bütün AVM yatırımları artık gereksiz ve boş mu?


Tabii ki değil… Çünkü herkes, heryerde online alışveriş yapma olanağına sahip değil henüz


Ama oranlar biraz değişti. Yani; sadece fiili alışveriş değil, artık yükselen değerlerde online alışveriş de eskiye oranla daha fazla tercih ediliyor…


Benzer durum ofis yerine evden çalışmada, okul yerine evden eğitime kadar bir çok alanda CoVid-19 salgını hepimize bir şeyler gösterdi.


Elbette onlarca katlı plazalar, görkemli üniversiteler boşuna değildi, hâlâ da değil… Ama bu konuya da biraz daha dikkat gerekir mi?


Varlıkları tartışılmasa da işlevleri bence biraz tartışmaya açılmalı…


Meselâ eğitimde bazı değişimlerin hayat tarzımızdaki değişimlerle bütünleşerek beklenen farkındalığı yaratmasının zamanı gelmedi mi?


Eğitimdeki değişim gerekliliği zaten vardı, şimdi bu gereksinim CoVid-19 ile beraber daha da ivedi hâle geldi…


İki koldan dedim; birincisi zaten olağan gelişmeler doğrultusunda yapılması gereken bir analiz, diğeri de buna ilâveten CoVid-19 gereklerine uygun olarak yapılması gereken değişimler.


Eğitim…


Bütün dünyada, bence yaşayan herkesin önem vermesi gereken en gerekli nitelik…


Başarılı, çağdaş, somut, işe yarayan eğitime çok büyük saygı ve bir o kadar da hayranlık duyarım. Herkesin de böyle davranmasını hayal ederim…


İflâh olmaz (!) bir eğitim sever, bir eğitimci de olmama rağmen, artık bazı şeylerin değişiminin gerekliliğini görmekteyim. Sonuçlarını görebilecek miyim, bilemem…


En çok inandığım niteliktir, eğitim.


Ancak;


Kimse kat’iyen yanlış anlamasın ve de konuyu saptırmasın; eğitimin bu şekliyle artık tartışılması gerekir.


4 yıllık üniversite eğitimi, bir de çok genel bir konuysa bu çağda kime ne verebilir?


Artık dönem; tamamen ihtisaslaşma, uzmanlaşma dönemi değil mi?


Belki de 4 yıllık genel bir eğitim veren bir yüksek okul yerine, lise sonrası bir uzmanlık eğitimi almak çok daha yerinde olacaktır.


Artık her kurum işin uzmanını arıyor, tercih ediyor. Uzmanlığın gelişmesi için kurum içi ve / veya evden eğitimi geliştirici eğitimler alınıyor, verilebiliyor.


Dünyadan örneklerle, anlatmak istediğimi belki biraz daha zenginleştirebilirim.


Ülkesinde çok iyi bir liseden, ABD’de de çok bilinen bir üniversiteden mezun gençler, Kanada’da çalışmak isterlerse, konularında sertifikalı eğitimden de geçmeleri gereği var…


Bu diplomaların yadsınması değil, uzmanlaşmanın gereği...


ABD’de de benzer duruma kademeli olarak geçiş var. Bizim zamanımızda bu, böyle değildi. Bir kuşak büyüklerimizin döneminde hiç değildi…


Şimdi durum farklı…


Sadece coğrafya farkı, ya da gelişmişlik düzeyi değil, artık işin gereği işin uzmanı olmak. Bunu da genel eğitim kurumlarında değil, eğitim sonrası eğitimlerde almak olanaklı.


Az gelişmiş, ya da gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hele bir de nüfus kalabalık ise; genel eğitim almış gençlerin ülkelerinde konularında istihdam edilmeleri zor.


Yani; iş bulabilmeleri zor…


Ya başka ülkelerde geleceklerini arayacaklar, ya da zor bir yaşam sürmek durumunda kalacaklar…


Hindistan’dan örnek verelim. Nüfus kalabalık. Herkes eğitim almaya çalışıyor. Özellikle bilgisayarla çalışanlar, bilhassa yazılımcı gençler çok daha kolay demeyelim de çabuk iş bulabiliyorlar.


O da yazılımdaki beceri ve uzmanlık derecelerine göre…


Güzel ülkemden de örnek verebilirim; genel eğitim veren bir çok üniversiteden mezun olan gençler CoVid-19 öncesi kendi konularını bırakıp örneğin havayolu pilotu olmak için eğitim alıyorlardı.


Şimdi bu bile virus dolayısıyla değişti.


Israrla anlatmak istediğim; tamam eğitim çok mükemmel bir artı da, esas uzmanlık eğitimi aranıyor artık.


Yine pilotluğa dönelim; ATPL sahibi olan bir pilot tip eğitimi dediğimiz eğitimi almadan hiçbir uçak kullanmaya talip de olamaz, talep de göremez. ATPL genel olarak havayolu pilotluk eğitimi sonucu kazanılan bir lisanstır. Ancak örneğin Boeing ya da Airbus eğitimi almak da gerekir… Ama burada da uzmanlık gerekliliği bitmiyor. Airbus A330 / A340 tip eğitimi alırsanız sadece Airbus A330 ve veya A340 kullanabilir, benzer şekilde Boeing 777 tip eğitimi alırsanız Boeing 777 kullanabilirsiniz. Boeing 777, Boeing 737 den büyük olduğu için 777 tip eğitimli pilotlar, geçmişte tip eğitimi almış olsalar bile 737 kullanamazlar.


Sanırım havacılık eğitimde uzmanlık konusu için çok yerinde bir örnek oldu. Tabii iş havacılıkta diğer birçok meslekten daha sıkı kurallar bütünü içinde… Sağlık kontrolleri, tip eğitimleri, uçuş saatleri, lisansın güncelleştirme sınavları gibi birçok husus birlikte geçerli.


İlerleyen çağın gereklerine uyum sağlamaya çalışırken, CoVid-19’un da getirdiği hayat değişikliği durumu, hem yaşamı zorlaştırıyor, hem de yaşamayı…


Burada hem bulaşıya yakalanmayacaksınız, hem de değişimin gerekliliklerine uyacaksınız…


Zor, oldukça zor…


Eğitimli, mutlaka birden fazla yabancı dili mükemmel bilen, uzmanlık eğitimlerini ve mesleki gelişim eğitimlerini sürekli alan gençler gerçekten şanslı olacaklar.


Bu kapsamın dışındaki gençlerin, hangi ülkenin gençleri olurlarsa olsunlar, işleri gerçekten zor. Hani gelişmiş ülke gençleri daha şanslı diyeceğim, ama o da artık öyle değil.


Bu işler artık tamamen bireysel gelişim için çok çalışmakla olabiliyor.


Sorgulamak, derhal doğruyu aramak, Google vd gibi arama motorlarını sürekli kullanabilir olmak tabii ki önemli…


Sanırım bundan böyle hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak. Değişimin dinamizmine uyum gösterebilenler, bunu özümseyebilenler, işinin uzmanı olanlar bundan böyle çok daha öncelikli ve tercih edilir olacaklar…


Bizden önceki nesiller ve bizim kuşak ile ilgili görüşlerimi daha sonra ayrıca yazmak düşüncesindeyim. Bu belki bir kitap konusu da olabilir…


Tamamının toplam ağırlığı 1 gr (Yazıyla bir gram) bile olmayan bir virus, zaten değişim içinde olan / olması gereken gezegenimizi bakın ne hâle getirdi...


35 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör