Ara
  • Hasan Ardic

Daha önemli sorunlar var....


Önümüzdeki Perşembe günü TCMB PPK para politikalarına ilişkin kararlarını açıklayacak. En merakla beklenen açıklama da politika faizi üzerine…


Politika faizi;


Artırılacak mı?

Sabit mi tutulacak?

Düşürülecek mi?


Bunlarla bağlantılı olarak merak edilen diğer konular;


İşsizlik oranı ve sayıları

Enflasyon oranı TEFE, ÜFE

TL/$ ve TL/€ kur değerleri


Bence, bu sorular da tabii ki çok önemli...


Ama daha önemli ekonomik konularımız olmalı...


ki ;


var da zaten…


İktisat disiplininde, en önemli hususlardan biri, belki de en önemlisi üretim olarak geçer…


Üretimin gerektiği kadar yapılmadığı bir ekonomide sorunların aşılması olanaklı değildir.


Üretim;


Enflasyon,

İhracat - İthalat,

İstihdam hacmi,

Gelir Paylaşımı,

Kur politikaları,


vb birçok iktisadî konu ile doğrudan, bir kısmı ile de dolaylı olarak etkileşim içindedir.


Ama ana konu; üretim ve paylaşımın gerektiği ölçülerde ve hakça yapılmasıdır.


Son yıllarda Türkiye’nin gerek tarımdaki, gerekse sanayideki üretim hacminde önemli düşüşler var. Bu konudaki detaylı kaynak bilgileri TÜİK sayfalarından takip etmek mümkün… Turizm de maalesef doğal olarak (CoVid) iyi gitmiyor. Ticaret ve perakende de, reel sektörler de öyle… Güven endekslerine bakıldığında görülen bu şekilde...


Bu düşüşlerle beraber ekonomide;


  • İstihdam hacmi düşmüş, işsizlik artmıştır.

  • Üretimde arzın düşmesi, buna karşılık talebin artması fiyatların artmasına ve talep enflasyonuna neden olmuştur.

  • Maliyetlerdeki artışlar, ÜFE ile TÜFE arasında giderek açılan makas maliyet enflasyonunun ta kendisidir.

  • İthalatın artması, ihracatın ithalatı karşılayamaması dış ticaret açıklarını oluşturmuştur.

  • Cari açık giderek artmaktadır ki diğer etkenlerle beraber bu durum bütçe açığının artması anlamındadır.

  • Yabancı sermaye girişleri yeterli ve istikrarlı değildir. Kısa vadeli ve sadece spekülatif kâr amaçlı girişler olsa da çıkışlar da aynı şekilde realize edilmektedir.

  • Kurlardaki istikrarsızlıklar yabancı yatırımcılardan daha çok yerli yatırımları da etkilemektedir.

  • CoVid-19 Salgını tüm ülkeleri etkilemeye devam etmekle beraber derin ekonomik yaralar açmaktadır.

  • Brent Petrol fiyatları, Değerli Metal fiyatları, Emtia fiyatları bu aralar sürekli değişkenlik göstermektedir.

  • FED, ECB, WB, WTO, IMF vb., küresel finans kuruluşları piyasa hareketlerini izlemekte, uzun vadeli kararlar almamaktadır.

  • Güven ve istikrar hususları her şeyden önde gelen iki çok önemli konudur.


Bütün bu birbirine bağlı ve çoklu etkileşim içindeki konular, küresel ekonominin durgunluğa doğru hızlı gidişi, artan işsizlik, sadece Türkiye’nin de değil, tüm ulusların ve ekonomilerin adeta ortak sorunlarıdır. Bir de CoVid-19 var...


Hazine faiz oranlarının dramatik biçimde indirilmesi durumunda kur artışları nedenli olarak önemli rezerv kayıpları vermiştir. Bir miktar pahalı maliyetle de olsa bu deneyimleme yaşanmıştır. Bu bakımdan faizlerin düşürülmesi bugünün konusu olmamalıdır.


Faizler konusunda en kötümser öngörü sabit tutulması, daha olumlu yaklaşım ise cesaretle 200 baz puan artırılması doğrultusundadır. Ancak bu defa sabit tutulması daha güçlü bir tahmindir. Piyasa anketleri bu doğrultuda görüş bildirmektedir.


Görünüşe bakıldığında orta vadede kurlarda önemli değişiklikler beklenmemektedir. Piyasaların bakışı, kurların sinüs eğrisi biçiminde dalgalanacağı şeklindedir. Son yıllarda iktisat disiplini, bilhassa ekonometri Türkiye’de gerçekten hak ettiği önemi kazanmaya başlamıştır. Bu memnun edici bir başlangıç olarak kabul edilmelidir. Çalışmaların, hesaplamaların bu şekilde yapılması en doğru metodolojidir. Bu arada bilhassa kurların ne olacağı konusunda iktisatçıların falcı olmadıklarının da unutulmaması iyi olur.


Enflasyonla mücadelede faiz silahı yeterli ve tek silah olmak konumunda değildir. Bununla beraber bir ölçüde enflasyon ile faiz arasında ilişki vardır ve Ekonometrik teknikler kullanılarak yapılan çalışmalarda; faizlerden enflasyona değil, enflasyondan faizlere doğru ilişkilendirme olduğu bilinmektedir, orta vadede özellikle...


Bu arada, işsizlik oranı ile enflasyon oranı arasında sıkı bir bağ var. Bundan dolayı, çoğu TCMB para politikasını bu iki etken üzerine kurmaktadır. Ancak; ikisini de olumlu yönde etkileyen en kuvvetli etken verimliliktir. (Bu başka bir yazıya konu olacaktır.)


Gerçek hayat ile açıklanan değerler arasındaki makas giderek açılmaktadır. Güven ve istikrar çok önemlidir.





Hasan R. ARDIÇ

İstanbul, Nisan’21, 13


8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör