Fahiş fiyatlar, fiyatlara müdahale, fahiş fiyatların düşürülmesi...



“Fahiş, fahiş fiyat” betimlemesi; belirsizdir, algıdır. Birisine göre fahiş olan fiyat, bir başkası için fahiş olarak görülmeyebilir. Bu; birçok etkene, örneğin başta gelir grubuna çok yakından bağlantılı bir tanımlamadır. Bu itibarla hangi fiyat düzeyinin ya da bant aralığının kime ve neye göre fahiş olup olmadığı belirsizdir, gereğinde her türlü tartışmaya da açık bir konudur.


2021 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren fiyatların, toplumumuzun çok önemli bir kısmı tarafından fahiş olarak kabul edildiği dikkate alındığında, ortada belirsizlik falan kalmaz ve fiyatların fahiş olduğu, fiyat artışlarının da fahiş oranlarda yapıldığı gerçeği hayatın olağan akışının genel kabulü gerçekliğinde netleşir.


Artık önemli olan; yüksek enflasyon altındaki ekonomide yer alan büyük bir kitlenin geçim zorluğu, adeta geçim imkânlarının yok olduğu durumda teorik yaklaşımlardan ziyade, gerçeklerin açıkça konuşularak, sorunlara ivedilikle çözüm getirmektir.


Bu noktada, ekonominin kurallarından da uzaklaşmamakta, yine yarar vardır. Şöyle ki; Ekonomi Teorisinde kuram niteliğinde olmasa da, yükselen fiyatlar aynı hızla düşmez görüşü deneyimlenmiştir.


Rockets & Feathers Etkisi isimli iktisat çalışmaları, onlarca belki çok daha fazla sayıda makalede roket hızıyla artan fiyatların, koşullar uygun olunca tüylerin düşme hızındaki yavaşlıkta düştüğünü anlatmaktadır.


Ekonomik yapıya göre değişse de, artış hızıyla düşüş hızı arasında en az iki kat ve fazlası fark ve süre olarak da ortalamada 5-8 ay gibi bir zaman gereksinimi vardır. Her ne kadar bu çalışmada uluslararası platformlarda ham petrol başta olmak üzere bu tür önemli girdi maliyeti değişiklikleri yer alsa da esasen değişik piyasalarda FMCG (hızlı devinimli tüketim malları), (Wholesale) toptan satış piyasalarındaki ticaret unsuru ürünler de değerlendirilmektedir. Bu konuyu geçtiğimiz hafta içinde yazmıştım.


Şimdi gelelim bizim pazara; Ortalama eğitim ve gelir grubunda yer alan, sabit gelirli / emekli vd., profildeki halkımıza bunun nasıl anlatılabileceğine… Esasen sadece onlara değil, her akşam TV kanallarını dolaşan yorumculara da anlatabilmek önemli.


Öyle ya; nasıl ki kur, nasıl ki enflasyon ve diğer nedenlerle artan maliyetler ve dolayısıyla artan fiyatlar varsa, bu maliyetler düşünce bugün kur etkisiyle, yarın başkaca bir ekonomik etkileşimle (enflasyon vs) fiyatların da düşmesi lâzım.


Düz mantık bu ve de doğru yaklaşım. Ancak bu biraz zaman alır.


Bu arada fırsatçılar, kurlardaki ani değişikliklerden haksız kazanç temin etmek isteyenler ve dolayısıyla fiyat artışlarını abartanlar tabii ki normal ticarete dönüp satış kaybetmemek için indirimler yapacaklardır. O başka…


Hızlı kur değişikliği nedenli olarak TL’nin satınalma gücündeki düşüş, buna karşılık başta $ olmak üzere YP kazananların fiyatlara bakmaksızın yaptıkları yüksek montanlı alışverişlerde, yüksek kâr eden ticaret erbabının da serbest piyasa koşullarında alan oldukça fiyatlarını en azından hızla ve hattâ genelde hiç, fiyat düşürmeleri beklenmez.


Bu durumda, kontroller, cezalar, yeni Hazine ve Maliye Bakanının talihsiz teşbihi “sopa” ile temsil edilen sert müdahaleler olacak mıdır? Bu iktidardaki partinin alacağı karar doğrultusunda uygulanır ki, mevcut sistemde uygulamanın kesin ve sertçe yapılacağı da ifade edilmiştir.


O zaman, serbest piyasa koşullarının devam etmekte olduğundan bahsedecek miyiz? “Fahiş fiyat” hangi kriterlerde belirlenecek? Ödeme şekli fiyatın belirlenmesini etkileyecek mi? Kredi kartı; tek çekim ya da çoklu taksit ve promosyon uygulamaları nasıl değerlendirilecek? Maliyet artışları ne derece öncelikli değerlendirilecek? ve benzeri bir çok soru sormak gerekecek…


Tabii bir de bu arada enflasyon, kurlar ve faizler var. 2021 enflasyon oranı 3 Ocak 2022 Pazartesi günü açıklanacak. TCMB Politika faiz oranı daha sonra olsa da, faiz indirimine gidileceği, her ne kadar iktisaden doğru olmasa da, öngörülmekte. An itibariyle politika faizi %14 ama, bazı özel bankaların mevduat faizi olarak %23-24 vermekte oldukları, kredi faizlerinin de bu oranlara uygun orantılandığını yazılı, görsel ve sosyal medyada izlemekteyiz.


Umudu kaybetmemek, çalışmak ve gereken yapısal reformları ivedilikle yapmak, ekonomiyi canlandırmak, güven tesis etmek (CDS oranlarımızı düşürmek, 2-3 gün önce 623 idi) zorunlu, gerekli ve önemli… Bir de CoVid-19 varken Omicron’un da eklenmesi …


Hasan R.ARDIÇ

İstanbul, Aralık’21, 28


15 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Artık ülkemizde yaşayan herkes biliyor ki; 17 Mart 2022 Perşembe günü TCMB, PPK toplantısı kararlarını saat 14:00’te açıklayacak. Bu kararlar içinde de en fazla ilgi çekeni tabii ki politika faiz oran

CDS Credit Default Swap Türkiye’nin CDS primi bugün 700’ler mertebesine kadar çıkış yaptı, 5 yıllık Türkiye CDS primi de 677 düzeyinde. Bu değerler çok yüksek değerler. CDS Primi 300’lere kadar bir de