Ara
  • Hasan Ardic

Marketler


Perakende, büyük ölçekli bir sektör olması itibariyle ticari yapıda son derece önemlidir. Bu bağlamda perakende; ciroları, istihdam hacmi, rekabete dayalı ticari faaliyet bütünlüğü, tüketicinin erişebilirliği, kayıtlı ekonominin işlerliği, son tüketiciye ulaşım gibi bir çok önemli ve değerli ekonomik işlemlerin de bir bütünüdür.


Bu açıdan bakıldığında perakende sektörü, ülke ticaretinde yer alan, en az diğer bütün unsurlar kadar dikkate alınmalı, gerekli ölçülerde desteklenmeli, düzenlemelerle de güncellenmelidir.


Konuya, ürün bireyselliğinde değil de, üniter bir bakışla alt sektörlerdeki fazla ayrıntıda boğulmadan genel bir yaklaşım ile başlayalım. Bu defa, AVM’leri değil, AVM’lerdekiler de dâhil ülkedeki her boydan marketlere ilişkin bir değerlendirme yapmak istiyorum.


Mahallelerdeki bakkal irisi olarak da tanımlanan marketlerden, süper, hiper ve zincir marketlere kadar, yerlisiyle yabancısıyla her boyutta, değişik konularda ihtisaslaşmaya gidenler ve genel anlamda çalışanlar, özetle bütün marketler bu yazının konusudur.


Önce, Market kavramına yaklaşımlar hakkında belirtmek istediklerim var. Market, bir çalışma, bir satış ortamı. Bakkal gibi, nalbur gibi, beyaz eşya bayii gibi, oyuncakçı gibi, kuruyemişçi gibi, tekel ürünleri bayisi gibi...


Elbette marketle bu saydıklarım ve daha niceleri arasında ticari bir rekabet var, zaten olmaması da düşünülemez. Adil ölçülerdeki rekabet, modern dünyada tüketicinin, yani aslında hepimizin menfaatleri gereğidir. Bu rekabeti, bir meydan muharebesi gibi düşünmemek, adalet ölçüleri içinde geliştirmek en uygunudur.


Yukarıdaki hususlar özellikle orta ve büyük ölçüdeki kentler için daha ziyade dikkat çekicidir. Özetle marketlere de, market rakiplerine de kimse karşı değil, zaten olmamalı da...


Market’e yaklaşım; devlet birimleri açısından da, değişik federasyon, konfederasyon ve meslek birlikleri açılarından da, bireyler açısından da bu kapsamda değerlendirilirse, gelişim ve rekabetin faydalarından istifade etmek mümkün hale gelir.


Perakendenin geçmişine bakıldığında, serbest rekabet ortamında market yapılaşması, özellikle orta ölçekli ve bilhassa metropol yerleşimlerinde önemlidir.


Şöyle alt alta Marketin Yararlarını yazalım;


  • Ürün çeşitliliği, aynı çatı altında geniş yelpazeli bir çeşitliliğe, ürün gamına kolay erişim

  • Kayıtlı ekonominin uygulamaları; vergi, sigortalı istihdam, iş güvenliği ve diğer sosyal güvenlik hususları, yasal çalışma koşulları vb uygulamaların yapıldığı yerler

  • Toplu satın almalar dolayısıyla tüketicilere uygun fiyatlı ürün satış olanakları

  • Promosyonlu, indirimli ürün satışlarında miktar, fiyat vb avantajlar

  • Kurumsal anlamda şikâyetlerin güçlü bir muhatabının olması

  • Modern ve çağdaş niteliklerde alınan ürünlerin doğru koşullarda saklanması, satış koşullarının uygunluğu, tüketicilere sertifikalı ve kontrollü ürün satışları

  • Yerli, yabancı ürünlerin seçenekli satışa sunumu

  • Hizmet kolaylıkları; otopark, klimalı ortam, uzun çalışma saatleri açık olmak, vb…


Bu bir SWOT analizi değil ama, (varsa) marketlerin zararlı olabileceği hususları da düşünmek lâzım.


Şöyle ki;


  • Muhtemelen ilk ve en ısrarlı iddia; toplu alımın getirdiği fiyat avantajı, kâr marjı ve tüketiciye satışın rekabetçi olması, büyüklerin güçlü şirket ve finansman yapıları karşısında zayıf kalmak

  • Promosyon ve indirimli satışlarda rekabet edememek

  • Hizmet konularının sınırlı olması (Otopark vb)

  • Pazar günleri kapalı olmak (Olmayanları da var tabii)

  • Daha düşük devir hızı ve stok ile çalışmak mecburiyeti

  • vb…


Marketlerde satılacak ürün gruplarının, ürünlerin neler olacağı piyasa koşulları da dikkate alınarak market yönetimi / işletmecisi tarafından saptanmalı, zaman içinde gerekli değişiklikler yapılsa da genel anlamda marketin satıştaki ürün gamı en uygun şekilde yine market tarafınca oluşturulmalıdır.


Aslına bakıldığında, gerçek şudur ki; sadece gıda maddeleri hattâ et satışı yapan bir marketin kendi konusu olmayan örneğin mobilya işine girmesi de öyle pek kolay olmasa gerektir. Zor ya da olanaksız mıdır? Elbette değil. Peki gerekli midir? Bu yatırımcının kararıdır ve vaad edilen kârlılık uygunsa, şartlar elverişli ise, bu olabilmelidir.


Bu seçim bir belirleme şeklinde gelişirse, belirli büyüklükteki marketler için E-Ticaret en kısa ve kolay çıkış yolu olarak seçilir ve satışı kısıtlanan ürün (Bildiğim kadarıyla alkollü içki hariç) adrese teslim on-line siparişle satılır.


Ticaret serbest ticaret olarak tanımlanıyorsa uygulamaların da serbest ticaret koşulları altında, rekabete açık yapılanması da uygun ve gereklidir.


Perakende ticarette Avrupa ülkelerindeki gelişmelerle beraber ABD’deki uygulamalar da ülkemizde takip edilmekte… Bilirsiniz, birçok Avrupa ülkesinde sadece çikolata satan muazzam güzel mağazalar vardır. Hattâ bazen, sadece bir marka çikolatanın satıldığı butik dükkanlar da vardır.


Burada marka da vererek örnekleri daha da somut ve bilinen haliyle anlatmak daha kolay… Viyana’da Mozart marka çikolata butikleri de var... ISC SPAR Marketlerinde (ki en büyük hacimli olanları Avusturya’dadır) çikolata reyonları son derece gelişmiş ve geniş yelpazede çikolata satışa sunulur.


Tam olarak anlatmaya gayret ettiğim de budur…


Hasan R. ARDIÇ

İstanbul, Mayıs’21, 7


11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Şöyle bir, duruma bakalım...

Son birkaç aydır hayatın içinde bizde değişen bir şey yok gibi… CoVid-19’ dan başlayalım… CoVid-19, CoVid-21 (!) oldu… Bu gidişle devam da edecek… Temmuz ayında belirtildiği gibi, vaka ve kayıp sayıla