Ara
  • Hasan Ardic

Perakende / Eşkenar Üçgen



Perakendenin bugünleri




Üniversitelerde belirli bir program çerçevesinde, master öğrencilerine deneyimlerimi aktarırken olsun, panellerde ve konferanslarda olsun ve meslek toplantılarının bazılarında iç eğitimlerde olsun perakende konusunu anlatırken zaman zaman geometriden yararlandığım olmuştur.


Perakende ile eşkenar üçgen arasında müthiş bir benzerlik var. Bilindiği gibi eşkenar üçgen, her bir iç açısı 60 derece olan, kenarları birbirine eşit bir üçgendir. Bu temel özelliklerden en az bir tanesi bozulduğunda eşkenar üçgen olma niteliği ortadan kalkar ve de o üçgen artık eşkenar üçgen değildir.


Perakendenin temel unsurlarını anlatırken, bu elemanların birbirleriyle olan ilişkilerindeki eşitliği vurgulayabilmek için eşkenar üçgen mükemmel eşleştirmelerden biridir.


Tabii burada, perakendenin elemanlarını çoğaltarak geometrik düzende kare vb şekillerden yararlanmak da olanaklıdır. Bu sizin tercihiniz olur.


Eşkenar üçgenin bir köşesinde, “Müşteriler” (Bu yerine göre nihai tüketici anlamında “Müşteri” olabildiği gibi, tedarikçilerden ürün alan mağazalar, satıcılar da olabilir.) Ama sonuçta fiilen alışverişi yapandır.


Eşkenar üçgenin diğer bir köşesinde satış noktaları olarak AVM’ler/Cadde Mağazaları ve benzer organize satış grupları vardır. Sonuçta alışverişin gerçekleştiği ortamlardır.

Eşkenar üçgenin diğer bir köşesinde de, mağazalar yer almaktadır.


Görülen odur ki; eğer perakende üçgeni eşkenar ise o zaman perakendenin tüm birimleri en az bir diğeri kadar gerekli ve önemlidir. Ne daha az, ne de daha fazla… Eşit.


Bu eşitlik ortamında, perakende sektöründe çok sayıda farklı dernekler, çalışma grupları var. Üreticiler, tedarikçiler, lojistik firmaları, reklam ajansları, merhandiser’lar gibi pek çok unsurlar daha var...


Ana unsurlardan birinin ya da daha fazlasının olmadığını irdelemeyi varsayarsak, düşünürsek; işte tam bu noktada bugünün perakendesine geliriz.


Müşteriler; adeta yok gibi, sayıca çok az (Trafik), kişi başı alışveriş tutarı (Sepet) düşük…


AVM’ler - Cadde Mağazaları; çoğu kapanıyor, iflas bildirenler var, iflası erteleme ve konkordato talepleri yolda, uygulamada…


Mağazalar; öncelikle AVM Mağazaları bir bir kapanmakta, kira ödemelerinde konsensüs sağlanamazsa, ciro kirasına dönülmezse bu durumun bu koşullarda devamı maalesef kaçınılmaz…


İşte tüm dünyayı saran, etkileyen milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir salgın, CoVid-19’un ekonomilerin en reel sektörü olan perakendeyi bu derece ağır etkiledi.


Bu sürecin geçileceği malûm olsa da eski normale dönüşün olamayacağı artık çok net.

Geçenlerde bir yazımda bahsettiğim gibi, virusun olumsuz etkileri yanında sadece ticari bazı olumlu etkileri de oldu.


Son yıllarda giderek çok kullanılırlığa erişen E-Ticaret bu dönemde bulaşı endişesi, korunma ve kısıtlamalarla hayatın değişen tarzına çok çabuk uyum sağladı.


Lojistik firmalarında çok ciddi bir iş hacmi beliriverdi. Kurye sayıları ve dolayısıyla istihdam hacmi arttı.


Özellikle metropollerde motosiklet satışlarında ciddi patlamalar görüldü.


Laptop adeta bulunmaz oldu, teknocenter’ lar cirolarında; 2020 yılında, 2019 yılına göre %25 artış gördüler. Bilgisayar tamiri yapanlar, program yazanlar vb., çalışanlar iş artışı gördüler.


Konuya Fayda-Maliyet Analizi açısından yaklaşım yapıldığında, getirilerin götürüleri karşılayamayacak kadar yetersiz kaldığı net olarak saptanabilir.


Tekrar olmaması bakımından, yine yakın geçmişte yaptığım SWOT Analizine burada bir daha yer vermeyeceğim. Bu konuyu ayrıntılarıyla zaten blogumda belirtmiştim.


Şimdiki umut aşının da katkısıyla korunmanın artırılarak, yaşamın eski normalde olamasa bile yeni normalde sürdürülebilirliğinin sağlanmasında…



HRA.,

İstanbul, 2021 Ocak 13


9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Şöyle bir, duruma bakalım...

Son birkaç aydır hayatın içinde bizde değişen bir şey yok gibi… CoVid-19’ dan başlayalım… CoVid-19, CoVid-21 (!) oldu… Bu gidişle devam da edecek… Temmuz ayında belirtildiği gibi, vaka ve kayıp sayıla