Ara
  • Hasan Ardic

The Great Reset




The Great Reset



Başlığın Türkçe karşılığı hemen hepsi, ama aşağı yukarı aynı anlama gelen çeviriler; Büyük Sıfırlama / Mükemmel Sıfırlama / Mükemmel ilk değerlere dönüşüm / Harika Sıfırlama vb…


En yoğun kullanım; Büyük Sıfırlama…


Bu konuda tartışılması gereken çok husus var. O bakımdan tanımlar ve tarihçe ile ilgili uzun uzun yazmanın pek bir gereği yok. Merak edenler Google, Youtube, vb… mecralardan araştırmalar yaparak derinlemesine bilgi sahibi olabilirler...


Türkçe yapılan çalışmalar içinde benim en beğendiğim, Dr. Mahfi Eğilmez’in “Kendime Yazılar” blogunda yazdıkları... Değerli hocamız her zaman olduğu gibi gayet net, anlaşılabilir bir dil ve anlatımla konuyu açıklamış.


The Great Reset (TGR) konusunda yaptığım çalışmaların özetini aşağıda sunuyorum.


TGR önerisini oluşturanlar, sunumunu

yapanlar, destekleyenler:


The Great Reset’ in (TGR) tek bir yaratıcısı olmadığı gibi, destek aldığı bir çok taraftarı da mevcut… TGR, 2020 yılında, CoVid-19 dolayısıyla On-Line olarak yapılan, Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF), bu forumun kurucusu olan İsviçreli hayırsever Klaus Martin Schwab tarafından önerilmiş, Birleşik Krallık Veliaht Prensi Charles tarafından da bir sunumla dile getirilmiştir.


Bu arada ünlü The Time dergisi Kasım 2020 sayısında TGR konusunu işlemiş, kapak yapmıştır. Diğer ünlü yazılı basın birimleri de çeşitli sayılarında TGR konusunu işlemişlerdir.


TGR oluşumunda, Rothschild ailesi, Rockefeller ailesi, WEF Kurucusu ve Direktörü Klaus Schwab, Prens Charles, IMF Başkanı Kristalina Georgieva gibi dünyanın önemli üst düzey yöneticileri, kişileri var. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ABD Başkanı Joe Biden, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson da genel olarak TGR’ ye destek verenler arasında, hem de başlarda yer alıyorlar...


TGR nedir?


TGR, Küresel bir salgın haline gelen CoVid-19 pandemisi sonrasında ekonomiyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden yapılandırmak adına bir öneridir.


Yalnız burada dikkat edilmesi gereken; yeniden yapılandırma değil, olanın önceki durumuna getirilmesi (Reset’leme) dir. Yeni yapılan bir şey yoktur, düzenleme vardır.


Doğanın korunması ve çevresel girişimlere, daha yüksek bir konsantrasyonla odaklanmak ve CoVid-19 salgınının yarattığı küresel ekonomik krizi bir fırsat olarak değerlendirmek, sonuçta “Fabrika Ayarları” na döndürülen Kapitalizmin geliştirilmesini, ekonomilerin sürdürülebilirliği gerekçesiyle sağlamak olarak TGR tanımlanabilir. TGR bir öneridir.


TGR önerisi kabul edilmiş midir?


Hayır, henüz kabul edilmemiştir. Ancak burada da anahtar sözcük henüz olmalıdır. Kanadalı muhaliflerin öncülüğünde 72 saat gibi bir süre içinde 80 bin imza toplanarak öneri durdurulmuştur.


TGR’i öneren ve destekleyen isimlere, ailelere bakarak bu önerinin tekrar edileceğinden kuşkumuz olmamalıdır.


Şöyle düşünebilir miyiz?


Rockefeller ve Rothschild aileleri bir öneride bulunacaklar, Prens Charles bunu benimseyerek sunumunu yapacak, WEF ve IMF (Bretton Woods Dünyası Temsilcileri) Başkanları bu konuda olumlu görüş bildirecekler, Biden, Trudeau, Boris Johnson büyük ölçüde kabul edecekler, Time dergisi kapaktan konuyu sunacak, The Washington Post Gazetesinde makaleler yayınlanacak....


Ama, TGR kabul edilmeyecek (!)


TGR önerisi, biraz ironi ile; değil 80 bin imza, 800 bin imza da toplansa, tekrar görüşülür, belki biraz değişiklik demek için rötuşlanır, ama inanın; kabul edilir. Mutlaka kabul edilir.



TGR nasıl bir görüştür?


Eğer konuyu araştırmadan, ne ifade edildiğini değişik açılardan irdelemeden bakarsanız, TGR, başlangıçta herkese makul bir görüş ve bir öneri gibi gelebilir.


Bu optimist yaklaşımın öğeleri;


  • Doğayı korumak ve kollamak odaklı çevreci etkinliklere daha yoğun odaklanarak,

  • CoVid-19 gibi son derece önemli küresel bir salgının yarattığı yaşam tarzı ve ekonomik kriz sonuçlarını fırsata çevirerek,

  • Ekonomileri sürdürülebilir hale getirmek üzere dünya düzenini mükemmel bir şekilde özüne döndürmek (TGR)...


Peki, bu derece optimist yaklaşıma katılıyor musunuz?


Ben katılmıyorum. Bu; pesimist veya komplo teorisyeni olma özentiliği değil, her zaman konulara şüpheci bir yaklaşım göstererek, araştırmak, tartışmaya açmak konusundaki bilimsel yaklaşımlardan yana olduğum içindir…


Bu durumda ilk anda akla gelenler;


  • Bu resetlemeye yetkili kılınacaklar kimlerdir?

  • Bunları kimler hangi koşullar altında belirleyeceklerdir.

  • Bu resetlemeye uymanın ya da uymamanın yaptırımları nelerdir?

  • .. ve daha birçok soru…


TGR önerisi satır aralarında olanlar…


Tedbirli davranarak şimdilik diyorum; bu bir komplo teorisi değil, ya da olmamalıdır...


Ama…


Ciddi kaynaklara girildiğinde görülenler; WEF web sitesindeki tanımlar, The Washington Post ve Time gibi ünlü mecralarda yer alan makaleler değişik algılanabilir.


Özeti şöyle görülebilir;


Doğada var olan ve zaman ilerledikçe kontrolden çıkarak kötü tüketilen doğal kaynakların ve ürünlerin, karbon salınımıyla bozulan havanın, küresel ısınma ile bozulan iklimlerin bu şekilde devamla uzun süreli ve sürdürülebilir bir yaşama izin vermeyeceği tehlikesine karşı alınması gereken önlemler, TGR çerçevesinde bir düzenlemeye gerek duyulmaktadır.


Yani;


Öncelikle nüfus artışı kontrol edilmeli (düşüş yönünde) ve önlemleri alınmalıdır. Bu bir nüfus plânlaması olarak değil, TGR içinde CoVid-19 Pandemisini fırsata çevirerek nüfusun azaltılmasıdır…


Time Dergisinin Kasım 2020 sayısı kapağındaki illüstrasyona bakıldığında dikkat edilmesi gereken; düzenlemenin başladığı nokta olarak Orta Doğu ve Afrika coğrafyalarının seçildiğidir. Esasen fark etmez, Güney Amerika da olabilirdi. Konuya ırkçı değil, insani boyuttan bakılması yeterlidir.


Algılanan özet;


Dünyadaki bir grup insanın yaşamlarının ve ekonomilerinin sürdürülebilirliği için, diğer bir grup insanın feda edilmesi gerektiği mi TGR olarak önerilmektedir?


Maalesef anlaşılan bu çizgidedir.


Uluslararası basında, özellikle yazılı medyada TGR önerisi; tarihteki karanlık dönemlere bakıldığında bazı insanları korumak adına diğer bazı insanların “Tanrılar”a kurban edilmesine benzetilmektedir.


Bu arada, TGR bugün güncel gibi görünse de yeni bir konu değil. The New World Order sloganıyla baba Bush’un ABD Başkanlığı döneminde de dile getirilmiş bir konudur.


TGR önerisinin oluşumundaki en birinci faktör...


  • İnsanlığın tarih içindeki gelişimi,

  • Ekonomiler,

  • Küresel ekonomi gerçeği,

  • Sermayenin kontrolsüz (Serbest) el değiştirmesi,

  • Kapitalizmin ana ögesi kâr maksimizasyonu,

  • Yok olan etik değerler,

  • Çin-ABD ticaret savaşları,


hangisi, hangileri olabilir? Bunlardan hangisi Kapitalizmin yeniden yazılmasını gerektiren ana başlıktır?


En basit tanımıyla;


Para…


Kapitalizmin, iktisat teorileri, sistemleri içinde elbette belirli tanımları, amaçları var… Ancak kâr maksimizasyonu bunun en başta gelen hedeflerinden… Bu arada TGR, kapitalizme inanmak ya da inanmamak, karşı durmak meselesi değildir.


İnsanları sınıflandırmak...


En olmaması gereken…


İnsanları sınıflandırmak…


Sistemler uğruna, belki kâr maksimizasyonu uğruna, belki de para uğruna…


Bilemiyorum…


Ama her ne uğruna olursa olsun, insanı kategorize etmek…


Olmaz…


Olmamalı da…


Oluyor mu?


Evet, oluyor ve sistem kategorizasyonu tanımı altında bunu yapıyorlar…


TGR kapsamında da genelde, hattâ genelde değil, her zaman olduğu gibi güçlü olan kazanacaktır. Oyunun kuralı budur ve yaşadığımız gezegenin, dünyanın güçlüleri de bellidir.


TGR konusuna dünya ulusları, sade vatandaşlar gözüyle bakalım.


Sade insanlar arasındaki günlük konuşmalar...


Hangi ülkede olursa olsun, hangi dilde konuşulursa konuşulsun, politikacısından bilim insanlarına, yaşlısından gencine, eğitimlisinden eğitimsizine, herkesin, ama herkesin, günlük konuşmalarında;


  • İnsanî yaklaşımların artık yok olmaya yüz tuttuğu,

  • Ahlâkın kalmadığı, etik değer eksiklikleri,

  • Özellikle maddi, ama beraberinde her türlü menfaat karşılığındaki davranış biçimlerinin değişmekte olduğu,

  • Sağlıktan eğitime, barıştan çeşitli savaşlara kadar anlayışın artık çok değiştiği,

  • Adaletin, hukukun, gelir dağılımının, eğitim başta olmak üzere, sağlık vb konularda fırsat eşitliğinin kalmadığı,

  • Küresel ekonomilerdeki sıkıntıların hızla resesyona gittiği ve ekonomik krizlerin giderek artmakta olduğu,

  • Irkçılık, nüfus artışının yüksek hızı, nüfus plânlaması


gibi ana başlıklarla özetlenebilecek zamanımız sıkıntıları ve CoVid-19 pandemisinin yarattığı yaşamsal değerler ve kayıplardır.


Sonuç…


Tarih geleceğin aynası olduğuna göre, TGR isteyenlerin kimler ve hangi kurumlar / devletler olduklarına bakıldığında, bu isteğin yerine getirilmemesi mümkün müdür?


Tarihten ders alıyorsak cevap mümkün olmadığı şeklindedir. TGR önerisinin bugün ya da yarın kabul edilmesi hususundan ziyade, burada talep sahipleri için düzenlemenin yapılış protokolü önemlidir.


Endişenin başlangıç noktası da, ana teması da budur zaten...



20 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör