Yaz Enflasyonu

“ Enflasyonun mevsimi olur mu? “ demeyin.


Oluyor…


Yaz Enflasyonu…


Ekonomide, birçok veri tablosunda “ Mevsimsel etkilerden arındırılmıştır. ” dipnotunu görebilirsiniz. Enflasyonda, istihdam hacmi tablolarında olduğu gibi…


İzleyenler hatırlayacaklardır, 2021 Temmuz enflasyonu %18,95 olarak TÜİK tarafınca yayınlandı. ÜFE ise yaklaşık %44,92 mertebesinde gerçekleşti.


Tabii ki enflasyonun TÜFE ve ÜFE olarak yüksek mertebelerde olması, en başta hane halkını ve ekonominin diğer tüm birimlerini etkiler. Ancak burada iki önemli noktaya dikkat çekmekte yarar var.


  • Ekonomimizdeki enflasyon bir maliyet enflasyonudur.

  • TÜFE ile ÜFE arasında giderek açılan bir makas vardır.


2003 yılı Temmuz enflasyonu %23,59 idi. Yaklaşık 19 yıllık bir dönemin sonunda, 2021 Temmuz enflasyonu, bu defa %18,59 ile en yüksek değerine tekrar ulaşmıştır.


Hane halkını birinci derecede etkileyen gıda enflasyonundaki artıştır. Bu oran 2021 Temmuz ayında yıllık %25 mertebesine dayanmıştır. Takip edecek ayları; Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık da doğallıkla dikkate aldığımızda, gidişata da bakarak gıda enflasyonunun artacağına ilişkin öngörüde bulunmak zor değildir.


İşte tam bu noktada, geçmiş yıllar deneyimlerine ve ekonomide yaşananlara bakıldığında, yıllık enflasyonun daha düşük oranda gerçekleşmesinde, yaz enflasyonunun düşük olmasıyla yıllık ortalamanın bir miktar aşağıda çekildiğini söylemek olanaklıdır. Bu etkiyi yaratan; “ Yaz Enflasyonu ” dur.


2002 yılından günümüze hedeflenen-gerçekleşen enflasyon oranlarını incelediğimizde görülen;


2006 yılı itibariyle enflasyon, hedeflenenin üzerinde (2009 ve 2010 yılları hariç) gerçekleşmiş olduğudur.


2012 itibariyle de %5 oranına sabitlenmiş enflasyon oranı hedeflenmiş, ancak bu oran hiç realize edilememiştir.


Burada, esasen TÜİK hesaplamalarında kullanılan yöntemlerden önce, kararların siyasi etkiler altında alınmakta olduğu düşünülmektedir.


(Ancak unutulmaması gereken önemli bir not, hedeflenen yıl sonu TÜFE oranlarının +/- 2 puan tolerans limitlerinin olduğudur.)


Ekonomide mevsim etkisi, gerçekte var olan durumun sayısal değerlere yansımasıdır. Yaz enflasyonu durumu da böyle bir anlatıdır. Yakın geçmişte, diyelim son 30-40 yıl içinde, ülkemizin coğrafi konumunun ve dolayısıyla ikliminin nitelikleri, uygulanan tarım politikaları çerçevesinde, yaz dönemi enflasyonunun düşük seyretmesi, ortalamada yıllık enflasyonu da bir miktar aşağı çekerdi.


Bu durum özellikle 2020 ve 2021 yıllarında bu şekilde olmadı. Yaz dönemi enflasyonunda artışlar bile oldu. Gıda enflasyonu, uygulanan tarım politikaları, gıda maddelerinin ithalatında yerli üreticiyi bir anlamda koruyan uygulamaların daha rekabetçi bir platforma çekilmesi vb nedenler, yaz enflasyonunu bile düşüremedi ki, bunun yıl sonunda yıllık TÜFE oranı belirlenmesinde etkili olacağı muhakkaktır.


Bugün 31 Ağustos.


Yani; takvimlerdeki yaz mevsiminin son günü…


Yaz bitti…


Darısı enflasyonun başına…


Hasan R. ARDIÇ

İstanbul, Ağustos’21, 31


2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Artık ülkemizde yaşayan herkes biliyor ki; 17 Mart 2022 Perşembe günü TCMB, PPK toplantısı kararlarını saat 14:00’te açıklayacak. Bu kararlar içinde de en fazla ilgi çekeni tabii ki politika faiz oran

CDS Credit Default Swap Türkiye’nin CDS primi bugün 700’ler mertebesine kadar çıkış yaptı, 5 yıllık Türkiye CDS primi de 677 düzeyinde. Bu değerler çok yüksek değerler. CDS Primi 300’lere kadar bir de