Ara
  • Hasan Ardic

Yeni Bir Konsept: Açık Çarşı (A.Ç)



Açık Çarşı Konsepti



CoVid-19 salgını hepimizin hayatını çok etkiledi…


Sanki bir bilim kurgu filminin aktörleri gibiyiz hepimiz...


Bence bu, henüz daha bir şey de değil…


Yani???


Daha çok değişiklikler olacak hayatımızda…


Yaşam tarzımızda, sosyal yaşamımızda, iş hayatımızda…


Bu konuda; beklenenden çok daha fazla yazıldı, konuşuldu, öngörüler, tahminler, sezgiler havada uçuştu…


Ve…


Artık…


Herkese gına geldi…


Bu bakımdan ben uzatmadan hızla yazmak istediğim konuya gireceğim…



AVM’lerden AÇ’lere



AVM’ler, yakın geçmişte yaşantımıza önemli bir renk, önemli bir hareketlilik getirdi. Bu yadsınamaz...


İlk AVM’miz olan Galleria’nın 1 Ekim 1987 tarihinde açılması, biliyorsunuz ülkede önemli bir ilgiyle karşılanmıştı.


Daha sonra, Capitol AVM, Carousel AVM, Akmerkez ve diğerleri…


Bugün, yıl 2020 ve ülkemdeki AVM sayısı 436…


Ama artık...


CoVid-19 ile karşılaştık...


Hem de yeryüzünün tüm coğrafyalarında…


Bu bakımdan kapalı, kısmen açık/kısmen kapalı çarşılar, AVM’ler, sağlık beklentilerimizi karşılamakta yetersiz kalıyor…


Yanlış anlaşılmasın, her türlü önlem alınsa da; algı da, yargı da böyle…


Şimdi…


İnsanlara yeni bir şey, bir yenilik sunma zamanı artık…


Bu yenilik CoVid-19 pandemi önlemlerine daha da duyarlı bir yenilik olmalı.


Buna yeni ve daha kolay akılda kalacak, kabul edilebilir ad buluncaya kadar Açık Çarşı (AÇ) diyelim. Herhalde İngilizcede de OASM yani Open Air Shopping Mall, Promenade Mall gibi karşılıklar koyabiliriz.


Çünkü zaten var...


Yeniden Amerika'yı keşfetmeye çalışmıyoruz...


Bu noktada AÇ tanımını net olarak, ismi gibi açıkça yapmakta yarar var.


Yoksa karışacak, zaten var denecek, olan yetmez mi diye sorulacak, olanı beğenmiyor musun denecek vs...


AÇ, Açık Çarşı, tamamen açık alanda kurulu, değişik kategorilerdeki markalardan oluşan, yeni düzene uyumlu, tek merkezden yönetilen bir AVM olarak tasarlanmalıdır.


Konuyu belki biraz daha açmak gerekebilir…


Şöyle ki;


AÇ’nin tüm ortak alanları, koridorları, dışarıdan girişleri tümüyle üstü açık, temiz havayı doğrudan alan, klimatize edilmesine hiç gerek olmayan bir konsept olmalı. Zaten yenilik ya da farklılık da bu çizgide başlıyor. CoVid-19 için burası önemli...


Bu durumda AÇ’nin iklimle ilişkilendirilmesi çok önemli ama, bir o kadar da zor.


Olanaksız değil tabii, ama zor…


Ciddi bir mühendislik ve yanında kuvvetli bir mimarlık müşterek çalışması...



Ana Hatlarıyla AÇ Nasıl Olmalı…



Yukarıdaki resimler aslında herşeyi, anlatmak istediklerimin neredeyse tamamını anlatıyor…


Fazla söze o kadar da gerek yok…


Ama, yine de tanımlayalım, yazalım…



Önce iklim; yani AÇ’nin yıl boyu açık olmasını olanaklı kılacak bir yapılanma plânlanmalı… Müşteriler kar, yağmur, aşırı rüzgar gibi kış koşullarından da, aşırı sıcak gibi yaz iklim koşullarından da etkilenmemeli…


Bu yapılabilir, yakın geçmişte böyle bir projeyi tüm detaylarıyla iyi bir ekip olarak çalıştık.


Mağazalar; tabii ki üst kısım kapalı, istenirse açılabilir de… Balkon ve teras tabii var, hem de oldukça geniş… Bazen iki katlı, bazen üç kata yaygın…


Yollar, koridor muadili geçişler, diğer ortak alanlar; tamamen açık… İklim vb koşulları artık yazmak gereksiz.


Sinema, tiyatro, konser alanları, diğer etkinlik alanları; genel olarak tavanı açılabilir, ya da tamamen açık…


Café, restaurant, bistro, fast food vb yeme-içme (Food Court) alanları; açık, açılabilir yapıda…


Otopark, giriş-çıkış noktaları, mal kabul ve depo alanları; açık, depolar ve mal kabul tabii ki kapalı…


Zone’lama; aslında çok soft olabilir, belki olmalı da… Ancak kesin hatlarla ayrım yapılmadan herkesin dilediği yere ulaşabileceği şekilde tasarlanmalı…


Yerleşim; konvansiyonel AVM yapısında olduğu gibi, food court bir alanda, department store’lar bir başka alanda, çocuk mağazaları başka bir yerde olmamalı. Örneğin iki-üç moda giyim mağazasının yanında (önünde/arkasında) bir yeme-içme noktası (Fast Food/Restaurant) olmalı…


Ulaşım-Erişim; havalimanlarında çalıştırılan yere yakın iki farklı büyüklükte (Otobüs/Midi-Minibüs) oturma yerinden çok alınanların taşınmasına yeri olan araçlar, belirli duraklarda durma koşuluyla ring seferleri yapmalı…


Buna ek olarak yapı uygunsa kanallar da olabilir, kanal ulaşımı da yapılabilir. Ama illâki gondola tipi değil tabii…


Burada daha özgün yeniliklere açık olmak tercih edilmelidir.


Genel dış görünüm, bahçe; farklı yapılandırılmalı… Alışverişe mi gelindi, tatile mi, yoksa başarılı bir uluslararası havalimanına mı, ya da tatil köyüne mi pek ayırt edilememeli…


Uluslararası çevre ve geri dönüşümlü uygulamalar; mutlaka dikkate alınmalı...


Bütün bunları anlatmak istediğim gibi, hayalini kurduğum gibi yapabilmek için gereken en önemli hususlar;


* Güçlü bir finansman yapısı, kredibilité

* Özerk bir yönetim

* Vizyon, tasarım, uygulama

* Son derece geniş bir arazi

* Her noktada sosyal mesafeye olanak tanıyacak alanlar

* Başarılı bir marka karması

* Çok sayıda önemli anchor markaların bulunması


ve daha birçok ekleme yapılabilir hususların bir arada değerlendirilmesi şeklinde özetlenebilir.



Yeni Hayat; Yeni Normal / Eski Normal, (Artık adı her ne ise…)



Kabul edelim, ya da etmemeye çalışalım…


Ama…


Umursamak ve kabul etmek durumundayız ki; bu, artık böyle…


O zaman yapılacak iş;


Hızla uyum sağlamaya çalışmak, yeniliklere açık olmak, tutucu davranmamak, başta sağlık olmak üzere tüm kurallara uymaktan ibaret..


AVM olmuş, AÇ olmuş fark çok önemli değil desek de aslında bir farklılık yaratmak, yeni heyecan ve hedefler oluşturmak, bir anlamda AVM ile cadde mağazalarını da yeni bir konseptte konsolide etmek iyi olmaz mı?


Anlatmaya çalıştığım tam da budur...


Muhtemelen çok daha sağlıklı, ülkemin her bölgesinde uygulanması olanaklı olmasa da, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerimizde kolaylıkla uygulanabilir bir yenilik. Sadece sağlık değil, sağlık koşullarıyla beraber kazanç, tasarım, eğlence ve kültürle beraber alışveriş için yeni bir ortam…


Buna çok uygun bir projeyi hayal ettim, yakın dönemde birçok iş arkadaşımla paylaşarak işi çok önemli bir planlama aşamasında yürüttük.


Özetle, yapılabilir bir proje olarak AÇ modeli bence tartışılmaya değer,


CoVid-19 ve sonrası yeni dünya düzeninde dikkate alınması gerekli bir proje olarak görülmelidir.


Yenilemeler daima heyecan vericidir, hedef belirleyicidir, gündemdedir, güncellemelerdir, çalışılmalı, değerlendirilmelidir…


Burada istediğim;


Bir projenin nasıl yapılamayacağının anlatılması değil, nasıl yapılabileceğinin tasarlanması ve çözümlenmesidir.


Yeni yüzyılda bakış böyle olmalı, X ve sonrası kuşaklarda Türkiye’m bu açıdan yaklaşımlar göstermelidir.


Umarım olur, oluyordur, olacaktır...


28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Şöyle bir, duruma bakalım...

Son birkaç aydır hayatın içinde bizde değişen bir şey yok gibi… CoVid-19’ dan başlayalım… CoVid-19, CoVid-21 (!) oldu… Bu gidişle devam da edecek… Temmuz ayında belirtildiği gibi, vaka ve kayıp sayıla